Akdeniz’in kıyısında bulunan Muğla ilinin, yine Akdeniz’in kıyı şeridindeki küçük ve şirin bir kasabadır Datça. Datça’ya engin dağların ve insanın ruhunu okşayan, kıvrıla-kıvrıla uzayıp giden bir yoldan eşsiz güzellikteki çam, badem, narenciye ve zeytin ağaçlarının içerisinden o mis kokusunu koklayarak geçip varırsınız. Akdeniz’in upuzun ve harika kıyı şeridinin insanın içine huzur aşılayan görüntüsü sizlere yol boyunca arkadaş olur. Bu cennet misali topraklarda bir yılın 300 günü güneşli geçer. Kıyıya yanaşıp demir atan yatları, guletleri görürsünüz Datça’da. Harika ve çok şirin balık restoranları, alışveriş merkezleri ve hastanenin bulunduğu küçük bir liman kentidir.
Datça ile Marmaris’in arası tamı tamına 67 kilometredir. Datça sanki cennetten kopup gelen, doğal güzelliklerin çok zengin olduğu, insana huzur veren bir kasaba değildir sadece. Hayattan sıkılmış, stres dolu günleri unutmak için gelirler Datça’ya bazı insanlar. Datça üzüntüden ve stresten birkaç gün olsun kurtulmak isteyen insanların ideal mekanıdır.
Datça, dünyada oksijen oranının en yüksek olduğu ikinci bölgedir. Bu özelliği ile kalp yetersizliği ve astım hastalığı olan insanlar için Datça biçilmiş kaftandır. Yazın ortama sıcaklık 35 derecedir Datça’da. Ancak başka yerlerde hava 25 derece bile olsa insanı kasıp kavuran, huzurunu bozan ve rahat bırakmayan bunaltıcı havanın aksine, 35 derece sıcaklıkta insanlar harika günler geçirirler.
Sadece bunlar mı? Datça’nın bir de o kuzeyden gelen rutubetsiz havası yok mu, Datça’da tüm ömrünüzü geçirebilmek için neler vermezsiniz bir bilseniz… Bu rutubetsiz havada zevkin doruklarında sörf yapabilir, tertemiz denizde yüzebilir ve diplere doğru dalış yapabilirsiniz.
Bu yazıyı okuyup, Datça’ya gitme imkanı olup da gitmeyen birisi var ise mutlaka gidip görmeli, en azından 3-5 gün kalmalı herkes. Sonra bana teşekkür bile edeceksiniz bu yazıyı yazdığım için…
Bu yazı R10.Net’te BySeco tarafından yazılmıştır. Kendisine teşekkür ederiz.