<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Laktoz.Net Haber Blogu &#124; Türkiye&#039;nin En İyi Haber Blogu &#187; SAĞLIK</title>
	<atom:link href="http://www.laktoz.net/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.laktoz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 16:03:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Bebeğinize sakın tuz yedirmeyin!</title>
		<link>http://www.laktoz.net/bebeginize-sakin-tuz-yedirmeyin.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/bebeginize-sakin-tuz-yedirmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 11:39:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>umutyavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[1 yaş]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12597</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğinizi çok sevdiğinizi biliyoruz. Bütün ebeveynler bebeklerine el bebek gül bebek bakmak isterler. Bunu da onlara herşeyi yedirerek, içirerek elde edeceklerini sanarlar. Ama bu konuda çok dikkatli olunması gerektiğini uzmanlar söylüyor. Bebeklere özellikle ek besinler verirken çok dikkatli davranmak gerekiyor. Çünkü basit gibi görünen bazı hatalar ilerleyen yaşlarında ciddi neticelere sebep olabiliyor. Burada dikkat edilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğinizi çok sevdiğinizi biliyoruz. Bütün ebeveynler bebeklerine el bebek gül bebek bakmak isterler. Bunu da onlara herşeyi yedirerek, içirerek elde edeceklerini sanarlar. Ama bu konuda çok dikkatli olunması gerektiğini uzmanlar söylüyor. Bebeklere özellikle ek besinler verirken çok dikkatli davranmak gerekiyor. Çünkü basit gibi görünen bazı hatalar ilerleyen yaşlarında ciddi neticelere sebep olabiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken şey bebeğinize ilk 4-6 aylarına kadar anne sütü haricinde kesinlikle hiçbir şey içirmemeniz. Ek besinlere ise 4. aydan önce kesinlikle başlamamak gerekiyor. Bunun sebebi de bebeklerin sindirim sistemlerinin henüz tam gelişmemiş olması ve alacağı ek besinleri sindirmekte zorlanmasıdır.<br />
Öte yandan bebeklere ilk 1 yıl içinde kesinlikle tuzlu besinlerin yedirilmemesi konusunda uzmanlar uyarıyor.<br />
Buna göre, bebeklerin beslenmelerinde yapılan en sık hatalardan biri, tuzlu besinler yedirmek oluyor. Yapılan araştırmalar, Türkiye’de bebeklerin yüzde 60’ının 1 yaşından önce evde yetişkinler için yapılan salçalı, tuzlu ve baharatlı yemekleri yediğini gösteriyor. Oysa bebeklere 1 yaşına gelinceye dek tuzlu hiçbir besini tattırmamak bile gerekiyor. Çünkü bebeklik dönemi aşırı sodyum, dolayısıyla tuz tüketimine bağlı ileri yaşlarda oluşacak tansiyon hastalığı yönünden hassas ve belirleyici bir dönem. Aynı şekilde 1 yaşından önce kesinlikle yasak olan besinler arasında, bal, yumurta akı, inek sütü, kakao, çikolata ve çilek, şarküteri ürünleri ve kuru yemiş gibi sert taneli ürünler bulunuyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/bebeginize-sakin-tuz-yedirmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya gittikçe şişmanlıyor</title>
		<link>http://www.laktoz.net/dunya-gittikce-sismanliyor.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/dunya-gittikce-sismanliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 13:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>umutyavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12572</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde obezite sorunu olan insanların sayısı 1980 yılındaki rakama göre tam 2 kat artmış durumda. Bilhassa son 15 yılda aşırı kilolu çocukların sayısında ciddi bir artış olduğuna dikkat çekilirken, DSÖ üyesi ülkelere acil önlem çağrısında bulunuldu. Dünya nüfusu geçtiğimiz yıllarda 7 milyara ulaşırken, insanların sayıca çoğalmasının yanında daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde obezite sorunu olan insanların sayısı 1980 yılındaki rakama göre tam 2 kat artmış durumda. Bilhassa son 15 yılda aşırı kilolu çocukların sayısında ciddi bir artış olduğuna dikkat çekilirken, DSÖ üyesi ülkelere acil önlem çağrısında bulunuldu.<br />
Dünya nüfusu geçtiğimiz yıllarda 7 milyara ulaşırken, insanların sayıca çoğalmasının yanında daha da &#8220;ağırlaşmaları&#8221; da dikkati çekiyor. Sebep olduğu sağlık sorunlarından ötürü de yeni bin yılın en önemli meselelerinden birinin &#8220;obezite ile mücadele&#8221; olacağı ifade ediliyor&#8230;<br />
DSÖ&#8217;nün resmi verilerine göre halen 20 yaş ve üzerinde tam tamına 1.5 milyar insan kilo problemi ile mücadele etmekte. Ayrıca bu insanlar obeziteyle beraber gelen sağlık sorunlarıyla da başa çıkmaya çalışıyor.<br />
Veriler durumun gittikçe daha da kritikleştiğini gösteriyor&#8230; Zira her yıl en az 2,8 milyon kişi şişmanlık nedeniyle ölüyor.. Ama aşırı kiloların verdiği zararlar bununla sınırlı da kalmıyor. DSÖ raporlarında, diyabet hastalığının yüzde 44&#8242;ü, kalp hastalıklarının yüzde 23&#8242;ü ve çeşitli kanser türlerinin yüzde 41&#8242;e varan bölümünün obezite kaynaklı olduğu belirtiliyor. Yani obezite dolaylı yollardan da ölüme sebebiyet verebiliyor.<br />
Kişinin vücut ağırlığının, metre cinsinden boyunun karesine bölünerek elde edilen beden kitle endeksinin 30 ve üzerinde çıkması olarak tanımlanan obezite, son 20 yılda bilhassa çocukları tehdit ediyor. 5 yaş ve altındaki 43 milyon obez çocuk olduğu belirtilirken, devletlerin muhakkak surette şişmanlıkla mücadele politikaları geliştirmeleri gerektiği belirtiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/dunya-gittikce-sismanliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan hayatını nasıl geçiriyor?</title>
		<link>http://www.laktoz.net/insan-hayatini-nasil-geciriyor.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/insan-hayatini-nasil-geciriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 08:39:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>umutyavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[vücudumuz]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12561</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu hayatı süresinde ne kadar yürüyor, ne kadar konuşuyor, ne kadar uyuyor ve aslında kaç yıl çalışıyor? Hiç bunları merak ettiniz mi? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bir insan ortalama olarak hayatı boyunca 130 bin km yol yürüyor&#8230; Tam tamına ortalama 90 milyon kelime konuşuyor.. 18 yıl boyunca da ayakta duruyor. Öte yandan 2 yüzme havuzu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlu hayatı süresinde ne kadar yürüyor, ne kadar konuşuyor, ne kadar uyuyor ve aslında kaç yıl çalışıyor? Hiç bunları merak ettiniz mi? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bir insan ortalama olarak hayatı boyunca 130 bin km yol yürüyor&#8230; Tam tamına ortalama 90 milyon kelime konuşuyor.. 18 yıl boyunca da ayakta duruyor. Öte yandan 2 yüzme havuzu dolduracak kadar tükürük salgılıyor! Bütün hayatı boyunca toplamda 25 bin beygir gücü kadar enerji harcıyor&#8230; Yine toplamda 300 ton ağırlık kaldırıyor. Hayatının 105 gününü su içinde geçiriyor&#8230; Tam tamına 26 yıl boyunca uyuyor&#8230; Ve günümüz insanı ortamala olarak ömür boyunca 2 yılını telefonla konuşurak geçiyor.<br />
İnsanın maddi olarak nelerden oluştuğuna gelince, burada da çok ilginç bilgilerle karşılaşıyoruz:<br />
Sözgelimi bir insanda tam tamına 7 kalıp sabun yapacak kadar yağ bulunuyor. Ayrıca insan vücudundaki demir maddesi ile rahatlıkla orta boy bir çivi yapılabiliyor. Bir kahve fincanını doldurmaya yetecek kadar şeker bulunuyor vücudumuzda&#8230; Ayrıca daha ilginç olanı küçük bir tavuk kümesini badanalayacak kadar da kireç var!<br />
Ve ayrıca 1000 kibrit yapacak kadar da fosfor vücudumuzda bulunuyor&#8230; Öte yandan ufak bir topun atımına yetecek kadar barut için de potasyum maddesi vücudumuzda mevcut.<br />
İşte böylesi mucizeler barındıran insanoğlu bu dünyada ortalama 70 yıl yaşıyor&#8230; Bunun yarısını da doğal olarak gece yaşar ve bu süreçte genelde de uyur. Yani basit bir hesapla geriye uyanık geçirdiği 35 yıl kalır&#8230; Bu 35 yılın yaklaşık 5 yılı çocukluktayken geçer ve çok da bir şey anlaşılmaz, hatırlanmaz.. 5 yılı da yaşlanınca gider ve yaşantının bu kısmının da pek fazla bir anlamı yoktur.. Geriye gençlik yıllarından 25 yıl kalır&#8230; Ne yazık ki bu 25 yılın 15 senesi de çalışarak geçiyor.. Yani kendimize ayırdığımız yaklaşık 10 yıl kalıyor geriye.. Bir de tuvalet banyo gibi ihtayaçlar var bunlara da ortalama olarak 5 yılımızı sarfediyoruz&#8230; Geriye sadece 5 yıl kalıyor!<br />
İşte böyle rüzgar gibi geçti denilecek bu 5 yıl içinde ne yaşarsak yaşıyoruz.. Şimdi vaktinizin değerini daha iyi anlayabilir ve hayatın tadını çıkarabilirsiniz..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/insan-hayatini-nasil-geciriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıkta vurguna elektronik reçete!</title>
		<link>http://www.laktoz.net/saglikta-vurguna-elektronik-recete.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/saglikta-vurguna-elektronik-recete.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 14:30:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>umutyavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[eczane]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik reçete]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12463</guid>
		<description><![CDATA[“Eczacılar” ile ilgili anlatılan şu nükteyi herkes bilir. Eczacılar sırf doktorların el yazısını okuyabilmek için eğitim alırlar… Çünkü bu dünyada okunabilecek en zor yazı bir doktorun reçeteye yazdığı yazıdır… Yeni yılda bu efsane mazide kalacak… Zira Türkiye e-reçete uygulamasına geçiyor… E-reçetenin tek ortadan kaldırdığı bu efsane değil pek tabii ki… Aynı zamanda sahte reçeteler, gereksiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Eczacılar” ile ilgili anlatılan şu nükteyi herkes bilir. Eczacılar sırf doktorların el yazısını okuyabilmek için eğitim alırlar… Çünkü bu dünyada okunabilecek en zor yazı bir doktorun reçeteye yazdığı yazıdır…<br />
Yeni yılda bu efsane mazide kalacak… Zira Türkiye e-reçete uygulamasına geçiyor…<br />
E-reçetenin tek ortadan kaldırdığı bu efsane değil pek tabii ki… Aynı zamanda sahte reçeteler, gereksiz yapılan analiz ve tetkikler ve muayeneler de artık bitiyor… Sağlık Bakanlığı’nın 2012’de uygulamaya sokacağı e-reçete uygulaması ile birlikte, hastanelerde yapılan bu tip kötü niyetli durumların önüne geçilecek. Bu uygulama ile, hastane-doktor ve eczane arasındaki iletişim internet üzerine taşınıyor ve kontrol altına alınıyor.<br />
Son zamanlarda reçeteler üzerinde yapılan usulsüz uygulamalar ve sahtecilik, hükümet kabinesini derhal harekete geçirdi. Yeni yılın ilk haftasında pilot olarak hayata geçirilecek olan uygulama sene sonuna kadar bütün özel hastaneler ve üniversite hastanelerini de kapsayacak… Böylece bütün hastaneler 2012 bitmeden elektronik reçete uygulamasına geçmiş olacak.</p>
<p><strong>Peki nedir bu e-reçete…</strong></p>
<p><strong></strong><br />
Bu teknoloji aslında bir nevi otomasyon sisteminin hayata geçirilmesi anlamını taşıyor. Muayene olduğunuz doktorunuz, elektronik ortamda bilgisayarı vasıtasıyla sizin reçetenizi yazacak ve size bir numara verecek. Siz de doktordan aldığınız bu numara ile herhangi bir eczaneye giderek ilaçlarınızı kolaylıkla alabileceksiniz.<br />
Eczane görevlileri hastanın getirdiği numarayı online sistem üzerine girdiğinde, hangi doktorun reçeteyi yazdığı, hangi hastaneden hangi tarihte yazıldığı ve ilaç isimlerini detaylı bir şekilde görebilecek ve böylece ihtiyacınız olan ilaçları size verecek.<br />
Bu uygulama devreye girdiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumu da süreç üzerinde denetimini arttırarak, büyük bir denetim kolaylığına kavuşmuş olacak. Böylece sürekli olarak online sistem üzerinden kurumlar, eczaneler ve doktorlar ayrı ayrı izlenebilecek.<br />
Bu uygulamanın en büyük faydası ise sahte reçete ve lüzumu olmayan muayene gibi suistimallerin önüne geçilmesi olacak…</p>
<p><strong>3 milyar TL’lik vurgun önlenecek</strong></p>
<p><strong></strong><br />
Yapılan açıklamalarda, 10 yıl önce 4,5 milyar TL olan sağlık harcamasının tam 10 kat artarak bu yıl 45 milyara ulaştığı belirtiliyordu. Söz konusu harcamalar içinde sık sık gündeme gelen suistimaller de önemli bir yer tutuyor. Sahte reçete, gereksiz tetkik ve muayene gibi işlemlerin devlete faturasının yıllık 3 milyar civarında olduğu belirtiliyor. E-reçete olarak ifade edilen elektronik reçete uygulamasıyla birlikte böylece devlet yıllık 3 milyar TL’yi bulan zarardan kurtarılmış olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/saglikta-vurguna-elektronik-recete.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hemoroid nedir, nasıl tedavi edilir?</title>
		<link>http://www.laktoz.net/hemoroid-nedir-nasil-tedavi-edilir.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/hemoroid-nedir-nasil-tedavi-edilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 08:50:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mujaheed</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroid için neler yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroid nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroid tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12429</guid>
		<description><![CDATA[Latince ismiyle &#8220;hemoroid&#8221;, halk arasında ise &#8220;basur&#8221; olarak adlandırılan bu hastalığı tedavi etmenin çareleri elbette ki var. Fakat hastalık başlamadan önlemini almak, en mantıklı çözüm yolu olarak gözüküyor. Bu hastalığa yakalanmamak için düzenli tuvalet alışkanlığı edinmeli, tuvalette fazla kalmamalı ve ağır yük kaldırmamalıyız. &#8220;Makat bölgesindeki damarların genişlemesi&#8221; olarak özetleyebileceğimiz hemoroid hastalığı, büyük oranda dışkılama alışkanlığındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Latince ismiyle &#8220;hemoroid&#8221;, halk arasında ise &#8220;basur&#8221; olarak adlandırılan bu hastalığı tedavi etmenin çareleri elbette ki var. Fakat hastalık başlamadan önlemini almak, en mantıklı çözüm yolu olarak gözüküyor. Bu hastalığa yakalanmamak için düzenli tuvalet alışkanlığı edinmeli, tuvalette fazla kalmamalı ve ağır yük kaldırmamalıyız. &#8220;Makat bölgesindeki damarların genişlemesi&#8221; olarak özetleyebileceğimiz hemoroid hastalığı, büyük oranda dışkılama alışkanlığındaki yanlışlıklardan kaynaklanıyor. Hastalığı ıkınma, kabızlık ve ishal gibi olumsuz durumların tetiklediği uzmanlar tarafından belirtiliyor. Çözüm yolu olarak ise baharatlı yiyeceklerden uzak durmak, aşırı kahve tüketiminden kaçınmak, sigara ve alkol ürünlerini tüketmemek, ağır yük kaldırmamak ve uzun süre araba kullanmamak öneriliyor. Tıbbi ve kalıcı bir çözüm olarak  ise ameliyat yapılmadan önce lifli gıdalar ve bol sudan oluşan uygun bir diyet uygulanıyor, daha sonra ise dışkı yumuşatıcı ilaçlarla ılık suya oturma banyosu uygulanıyor. Daha sonra ise sklerozan ilaç injeksiyonu, infirared ışık koagülasyonu gibi yöntemler uygulanır ve yine olumlu sonuç alınamazsa cerrahi işleme başlanır. Dördüncü derece, yani çok ilerlemiş ve enfeksiyona başlamış hemoroid hastalıklarında uygulanan cerrahi müdahaleyle çözüm yolu aranır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/hemoroid-nedir-nasil-tedavi-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Artık Çocuklar Da Kolesterol Hastası</title>
		<link>http://www.laktoz.net/artik-cocuklar-da-kolesterol-hastasi.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/artik-cocuklar-da-kolesterol-hastasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2011 21:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf EVMEZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda düzenli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12195</guid>
		<description><![CDATA[Kolesterol rahatsızlığı sağlıksız yaşam koşullarının sonucunda ortaya çıkıyor. Ve artık bu hastalık çocukları da etkiliyor.Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek, ileride kalp hastalığı gibi sorunlara yol açmaması için, aileleri çocuklarda kolesterol konusunda bilgilendirmek için aşağıda yazılı olan bilgileri veriyor. Çocuklarda kolesterol seviyesinin yükselmesinde bazı faktörler etkili oluyor. Ailevi yatkınlık veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kolesterol rahatsızlığı sağlıksız yaşam koşullarının sonucunda ortaya çıkıyor. Ve artık bu hastalık çocukları da etkiliyor.Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek, ileride kalp hastalığı gibi sorunlara yol açmaması için, aileleri çocuklarda kolesterol konusunda bilgilendirmek için aşağıda yazılı olan bilgileri veriyor.</p>
<p>Çocuklarda kolesterol seviyesinin yükselmesinde bazı faktörler etkili oluyor. Ailevi yatkınlık veya obezite, fiziksel hareketsizlik, diyabet, yüksek tansiyon, böbrek hastalığı ve düşük tiroid aktivitesi bu faktörler arasında.</p>
<p>Aile ve özellikle de anne, çocuklardaki kolesterol seviyesinin dengede tutulmasında çok önemli bir rol alıyor. Kolesterol takip edilmezse ileride kalp hastalığı ortaya çıkarması uzak bir ihtimal değil. Bu yüzden anne çocuğunun nasıl beslendiği konusunda sürekli takipte olmalı.</p>
<p>Çocuklardaki bu rahatsızlığın tedavisi, aile birlikte hareket ederse mümkün. Ebeveyn kontrolünde yapılan diyet ve egzersiz kolesterol seviyesini azaltmada çok önemli.</p>
<p><strong>Çocuğunda Kolesterol Sorunu Olan Anneler Ne Yapmalı?</strong></p>
<p>Çocukları korkutmadan, yaşına uygun bir şekilde, kolesterol sorunu hakkında onları bilgilendirmek gerekli. Doktorunuzdan tavsiye alın fakat bunu bir hastalık tedavisi olarak görmeyin. Çocuğunuzun ne yediğine; yemeklerdeki kolesterol ve yağ oranına dikkat edin. Egzersiz yapmasını sağlayacak oyunlar planlayın. Bunları üç ay boyunca uyguladıktan sonra çocuğunuz kolesterol seviyelerini yeniden test ettirin. Doktorunuzla ilaç kullanımı hakkında konuşun. İlaç kullanımı sekin yaşından büyük çocuklarda düşünülür ve kullanılmadan önce egzersiz ve düzenli beslenme teknikleri uygulanır.</p>
<p><strong>Çocuğunuzu Kolesterolden Korumak İstiyorsanız İşte Yapmanız Gerekenler</strong></p>
<p>* Yiyeceklerin etiketlerini okuyup kaç kalori olduğunu, bir porsiyonun büyüklüğünü, içindeki yağ ve doymuş yağ oranını öğrenin.</p>
<p>* Çocuğunuza meyve, sebze, mısır gevreği ve ekmek gibi tahıl ürünleri, fasulye ve balık yedirin. Bunlar kolesterol bakımından düşüktür ve çocuğunuzun kan kolesterolünü düşürmeye yardımcı olacaktır.</p>
<p>* Etler üzerinde gördüğünüz bütün yağları temizleyin.. Tavuk eti için göğüs gibi yağsız kısımları seçin.</p>
<p>* Yemeklerinizde mümkün olduğunca az yağ kullanın. Kızartmak yerine ızgara yapın veya fırınlayın.</p>
<p>* Kolesterolü yüksek yiyeceklerin alımını azaltın. Kolesterol, süt ürünlerinde, kırmızı et, beyaz et, balık ve karides gibi kabuklularda görülür. Yağsız süt ya da düşük yağlı yoğurt gibi düşük yağlı süt ürünleri tercih edin. Özellikle organlardan elde edilen ciğer gibi etlerden kaçının.</p>
<p>* Çocuğunuzun atıştırmalarını kurabiyeler ve krakerlerden, meyveler, bebek havuçları gibi çiğ sebzeler ve düz tuzsuz patlamış mısıra çevirin. En iyi atıştırma şekli elma dilimleri, portakal dilimleri, yağsız yoğurda karıştırılmış meyve, yağsız patlamış mısır ve düşük yağlı cipslerdir.</p>
<p>* Çocuğunuza okula götürmesi tam tahıllı ekmeklerden sandviç hazırlayın. Bu sandviçler için düşük yağlı veya yağsız et ve yağsız peynir kullanabilirsiniz.</p>
<p>* Onların çocuk olduğunu unutmayın. Sosisli sandviç, dondurma, kızartmalar ve pizza gibi çok yağlı yemekler, diğer sağlıklı yemeklerle aynı gün ve haftanının geri kalanında dengelendiği zaman çocuğunuzun beslenmesinin bir parçası olabilir.</p>
<p>* Kahvaltılarını tam tahıllı ekmek gibi lifli yiyecekler ile yapmasını sağlayın.</p>
<p>* Elma gibi meyvelerin kendisi suyundan daha fazla lif içereceğinden meyve suyu yerine meyvenin kendisini kullanın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/artik-cocuklar-da-kolesterol-hastasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şempanze Yüz Nakline Sebep Oldu</title>
		<link>http://www.laktoz.net/sempanze-yuz-nakline-sebep-oldu.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/sempanze-yuz-nakline-sebep-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Aug 2011 09:37:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf EVMEZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ABD yüz nakli]]></category>
		<category><![CDATA[Charla Nash]]></category>
		<category><![CDATA[şempanze]]></category>
		<category><![CDATA[şempanze saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[yüz nakli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12170</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de, iki yıl önce arkadaşının şempanzesi tarafından saldırıya uğrayan kadına yüz nakli yapıldı. 57 yaşındaki Charla Nash, yeniden nefes alabilecek ve yemek yiyebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyor. 20 saat süren tam yüz nakli, ABD&#8217;de yapılan 3. yüz nakli. Bu ameliyata sebep olan olaysa 2009 yılının Şubat ayında yaşandı. Nash arkadaşıyla birlikte, arkadaşının 95 kilodaki Travis isimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;de, iki yıl önce arkadaşının şempanzesi tarafından saldırıya uğrayan kadına yüz nakli yapıldı. 57 yaşındaki Charla Nash, yeniden nefes alabilecek ve yemek yiyebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyor.</p>
<p>20 saat süren tam yüz nakli, ABD&#8217;de yapılan 3. yüz nakli. Bu ameliyata sebep olan olaysa 2009 yılının Şubat ayında yaşandı.</p>
<p>Nash arkadaşıyla birlikte, arkadaşının 95 kilodaki Travis isimli şempanzesini eve sokmaya uğraşıyordu. Kontrolden çıkan şempanze 57 yaşındaki kadına saldırdı. Uzun bir süre şempanzeyi kontrol altına alamayınca polis şempanzeyi vurmak zorunda kaldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/sempanze-yuz-nakline-sebep-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çay ve Kahve Tiryakilerine İyi Haber</title>
		<link>http://www.laktoz.net/cay-ve-kahve-tiryakilerine-iyi-haber.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/cay-ve-kahve-tiryakilerine-iyi-haber.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 05:13:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf EVMEZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çay icmek]]></category>
		<category><![CDATA[çay tiryakiliği]]></category>
		<category><![CDATA[çay tiryakiliği yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12100</guid>
		<description><![CDATA[Çay ve kahvenin zararlı olduğu, çok fazla tüketilmeleri durumunda vücuda çok olumsuz etkilerinin olacağı yıllarca herkesin duyduğu malum sağlıklı yaşam sözleridir. Ancak ABD’de yapılan son araştırmaya göre çay ve kahvenin bir de olumlu etkisi var. Düzenli olarak çay ve kahve tüketen kişilerin burun deliklerinde çok güçlü bir bakteri olan MRSA’nın bulunma olasılığı azalıyor. Araştırmada bu durumun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çay ve kahvenin zararlı olduğu, çok fazla tüketilmeleri durumunda vücuda çok olumsuz etkilerinin olacağı yıllarca herkesin duyduğu malum sağlıklı yaşam sözleridir. Ancak ABD’de yapılan son araştırmaya göre çay ve kahvenin bir de olumlu etkisi var. Düzenli olarak çay ve kahve tüketen kişilerin burun deliklerinde çok güçlü bir bakteri olan MRSA’nın bulunma olasılığı azalıyor. Araştırmada bu durumun sıcak çay ve kahvenin anti-mikrobik özelliğinden kaynaklandığı tespit edildi. Bu araştırma yaklaşık beş bin küsür kişi üzerinde yapıldı.</p>
<p>Çay ve kahvenin sürekli olarak tekrarlanan zararlı yönlerinin yanında bilim insanlarının bu şekilde yararlı yönlerini açıklaması tabi biraz kafaları karıştırıyor. “Acaba zararlı yanları faydalarını götürür mü? “ gibi sorularda kuşkusuz bilim insanlarının yapacağı yeni araştırmalarla yanıt bulacak olan sorulardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/cay-ve-kahve-tiryakilerine-iyi-haber.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yapay Nefes Borusu Nakli Gerçekleştirildi</title>
		<link>http://www.laktoz.net/yapay-nefes-borusu-nakli-gerceklestirildi.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/yapay-nefes-borusu-nakli-gerceklestirildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jul 2011 06:46:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf EVMEZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[nefes borusu]]></category>
		<category><![CDATA[nefes borusu nakli]]></category>
		<category><![CDATA[tıptaki başarılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12043</guid>
		<description><![CDATA[Tarihte ilk kez laboratuarda bir hastaya yapay olarak üretilen nefes borusunun nakil işlemi gerçekleştirildi. Üretilen bu yapay nefe borusu, kesinlikle insan dokusu kullanılmadan tamamen tedavi edilen hastanın kendi hücrelerinden elde edildi. Geçmişteki nakiller dokulardan meydana getiriliyordu. Tıp dünyası bunun gerçekten çok büyük bir başarı olduğu konusunda hemfikir. Ameliyat, İsveç’in başkenti Stockholm’deki Karolinska Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirildi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte ilk kez laboratuarda bir hastaya yapay olarak üretilen nefes borusunun nakil işlemi gerçekleştirildi.</p>
<p>Üretilen bu yapay nefe borusu, kesinlikle insan dokusu kullanılmadan tamamen tedavi edilen hastanın kendi hücrelerinden elde edildi. Geçmişteki nakiller dokulardan meydana getiriliyordu. Tıp dünyası bunun gerçekten çok büyük bir başarı olduğu konusunda hemfikir.</p>
<p>Ameliyat, İsveç’in başkenti Stockholm’deki Karolinska Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p>Tarihte ilk kez uygulanan bu yöntemin ilk tedavi edileni olan 36 yaşında ki hastanın durumunun iyi olduğu doktorları tarafından açıklandı. Hastanın yakın zamanda taburcu edileceği belirtiliyor.</p>
<p>Adeta bir devrim olan bu ameliyatın kahramanı olan hasta nefes borusu kanseriyle mücadele ediyordu. Tarihe geçen bu ameliyat ve tedavi hakkında belgesel çekileceği öğrenilirken, BBC’nin belgeselin çekimi için hazırlıklara başladığı açıklandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/yapay-nefes-borusu-nakli-gerceklestirildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinçli Spor Yapın</title>
		<link>http://www.laktoz.net/bilincli-spor-yapin.html</link>
		<comments>http://www.laktoz.net/bilincli-spor-yapin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2011 08:46:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf EVMEZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[spor yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[spor yapmanın faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.laktoz.net/?p=12018</guid>
		<description><![CDATA[Bilinçsiz yapılan sporun kalbi yorduğu yapılan araştırmaların sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Yaz aylarının yaklaşması ile tatil heyecanları, insanlarda bir an önce forma girme hevesini yaratıyor. Hızlı bir şekilde forma girmek isteyen insanlar, zaman zaman sporda aşırıya kaçabiliyorlar. Ancak aşırı yapılan sporların kalbe zararı var. Düzenli yapılan spor kalbi korurken, bilinçsiz bir şekilde yapıldığı zaman kalbin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilinçsiz yapılan sporun kalbi yorduğu yapılan araştırmaların sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Yaz aylarının yaklaşması ile tatil heyecanları, insanlarda bir an önce forma girme hevesini yaratıyor. Hızlı bir şekilde forma girmek isteyen insanlar, zaman zaman sporda aşırıya kaçabiliyorlar. Ancak aşırı yapılan sporların kalbe zararı var.</p>
<p>Düzenli yapılan spor kalbi korurken, bilinçsiz bir şekilde yapıldığı zaman kalbin düşmanı oluyor. Her gün düzenli spor yaparak kaslarınızı harekete geçirebilir, fazla yağlarınızdan kurtulabilirsiniz. Fakat bugüne kadar hiç spor yapmamışsanız, aniden yüklü spora başlamanız kalbinizin yorulmasına neden olacaktır. Spor esnasında aniden rahatsızlanmalar, kalp krizleri ve daha buna benzer bir çok hastalık, birden aşırı yüklenmeden kaynaklanıyor. Kadın erkek demeden her cinsiyetten ve her yaştan insanda bu problem görülebilir. Bu yüzden yapılan sporun bilinçli yapılması, aniden fiziksel güce eğilim verilmemesi önem taşıyor. Spor yapmadan önce sağlık kuıruluşlarından spor yapabilir belgesi almalısınız. Bu sayede gerekli tespitler çıkarılır ve herhangi bir olumsuz durumun olup olmadığı bilinir. Spor yapmadan önce yapacağınız hafif egzersizler, sizi spora hazırlayacaktır. Jimnastik hareketleri de bunun için vardır. Spor yapmadan  önce jimnastik hareketleri ile üzerinizdeki hamlığı atabilir, kol ve bacaklarınızı gerebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.laktoz.net/bilincli-spor-yapin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

