Tütün ve sigara kullanımı günümüzde bulaşıcı hastalıklar kadar yaygın ve çoğu zaman daha tehlikeli bir toplumsal salgındır. Tütün; sigara, pipo, puro ve nargile şeklinde kullanabilmektedir.
İnsan, sigara içmeye çocukluk ve gençlik dönemlerinde deneme, özenti, büyüklerini taklit etme gibi yollarla başlar. “Benim büyüklerden ne farkım var?”, “Ben de yapabilirim.” şeklinde duygularla sürdürülür. İçilen ilk sigara insanı rahatsız edici olduğu halde bazen kişi zorlanıp ikinci, üçüncü kez içmeye deneyebilir. Bu denemelerin sürdürülmesi, kişiyi sağlığını bozan bağımlılığa götürebilir. Sigara içmeye, özellikle ergenlik döneminde arkadaş grubuna kabul edilme, kendini üstün gösterme, kişiliğini kanıtlama ve üzüntülerini azaltma ya da sevinçlerini artırma gibi doğru olmayan gerekçelerle başkanır. Tekrar tekrar içilen sigara içindeki “nikotin”, merkezi sinir sistemini uyarıp çizgili kasları gevşeterek zamanla vazgeçilmesi zor olan alışkanlık ve bağımlılık yaratır. Sigaranın akciğerlerdeki uyarısı, parmaklar ve dudaklarda bıraktığı dokunma hissi gibi psikolojik etkenler, fiziksel bağımlılıktan çok psikolojik bağımlılık yaratır. Ayrıca büyklerin, çocukların yanında sigara içmekeri, toplumun sevdiği sanatçı, sporcu vb. kişilerin sigarayla görüntülenmeleri de psikolojik bağımlılıkta etkendir.
Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda, sigaranın içinde dört bin kadar zararlı madde olduğu saptanmıştır. Bunlardan dolayı, içilen her sigaranın insan ömrünü ortalama 5,5 dakika kısalttığı hesaplanmıştır (Bu hesaplama, sigara içenlerin, içmeyenlere göre beklenen yaşam süresinin 5-8yıl azaldığı esas alınarak yapılmıştır.). Sigara içme alışkanlığının insana verdiği zararlar tam olarak bilinirse insan, sigara içmek değil, içen kimselere bile yaklaşmak istemez.